Akademi Güvenlik Eğitim Merkezi 

10.Yıl Değerlendirme Semineri…

24 Kasım 2014 tarihinde Afyon ilinde uygulanan Seminer sonrasında TÜMGED Derneği'nin Seminer Sonrası Raporu aşağıdadır.

Özel Güvenlik Sektörünün 10. Yılı münasebetiyle, 24 Kasım 2014 tarihinde Afyonkarahisar’da Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Güvenlik Daire Başkanlığı’nca düzenlenen seminere TÜMGED (Güvenlik Eğitimcileri Derneği )olarak katıldık.

Geçtiğimiz 10 yıl içerisinde yapılan çalışmaların değerlendirilmesi ve gelinen noktadan itibaren yapılması gerekenlerin konuşulması maksadıyla yapılan seminerde; eğitim sistemi hakkındaki düşüncelerimizi, yaşanan sorunları ve geleceğe ilişkin öngörülerimizi gerek kamu yetkilileri ve gerekse sektörümüzün temsilcileri ile paylaşma fırsatı bulduk.

Öncelikle her yönüyle yapıcı olduğunu gözlemlediğimiz bu seminer için emeği geçenlere şükranlarımızı sunuyoruz ve ayrıca bu yaklaşımın devamı halinde pek çok konunun kolaylıkla iyileşeceğine, haliyle yaşanan sorunların kısa sürede çözümleneceğine olan samimi inancımızı ifade etmek istiyoruz.

Seminer, Özel Güvenlik Dairesi Başkanı Sayın Musa TİYEK’ in konuşmaları ile başladı.
Ardından Emniyet Genel Müdür Yardımcımız Sayın Mustafa GÜLCÜ, ‘’ 5188 sayılı yasanın 10. yılı’’ başlıklı konuşmasında; 5188 sayılı yasanın hazırlık aşamasından itibaren aktif olarak sektörümüzün içinde olan, ve halen tüm sıcaklığı ile gündemimizi yaşayan en yetkili ağız olarak, aradan geçen bu süre içerisindeki gözlemlerini aktardı. Resmi kayıtların özümsenmesi sonucunda ortaya çıkan bu gözlemlerine bir de tarafsız bir pencereden kişisel yorumlarını ilave edince, gerçekten ilgi çekici bir değerlendirme ortaya çıktı. Önümüzdeki günlerde bir doküman haline getirilerek tüm sektöre dağıtımı yapılacağı vaat edilen bu konuşmanın metnini sabırsızlıkla bekliyoruz.

Sabah oturumunun ikinci konuşmacısı ise GÜSOD Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Murat KÖSEREİSOĞLU idi. Özel güvenlik hizmetlerinin ifasında yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri başlıklı konuşmasına; özel güvenlik sektörünün tarihçesini anlatarak başlamış ve özel güvenlik sektörünün son on yılını değerlendirmiştir. Dünya özel güvenlik sektörünün en önemli uluslar arası sivil toplum kuruluşları olan CoESS ve Ligue’nin kısa tanıtımından sonra sektörün geleceğine yönelik olarak bir projeksiyon yapmıştır. Özel güvenlik alanında mevzuat kapsamında iyileştirmelerin gerekliliğine vurgu yapan KÖSEREİSOĞLU öncelikle Özel Güvenlik Görevlilerinin özlük haklarında yapılacak iyileştirmelerin sektör gelişim süreci için çok önemli olduğu işaret etmiştir. Bu alanda önem arz eden diğer konu başlıklarını ise özel güvenlik görevlilerine verilmesi gereken yıpranma payları ile görev esnasında yaşanan yaralanma ve can kayıplarında şehitlik ve malulen emeklilik haklarının sağlanması olarak ifade etmiştir. Engelli çalışma imkanını yanı sıra özel güvenlik görevlilerinin yetkileri ve görevleri kapsamındaki sorunlarına değinmiş ve denetimler/ceza uygulamaları konusunda yaşanan sıkıntılara dikkat çekilmiştir. Konuşmasını;
“Yasamız iyi, daha iyileştirilebilecek alanlarımız var. Ancak uygulama da bir o kadar önemli. Maalesef kanunu uygulayıcı taraftaki bürokrasinin merkezde ve illerde sürekli değişmesi, konuya hakimiyeti zayıflatmaktadır. Her konuda olduğu gibi, bu alanda devamlılığı gerektiriyor, uzmanlaşmayı gerektiriyor. Bu alanda çalışan Özel Güvenlik Şubelerinin ve özel güvenlik görevlilerinin uzmanlaşmasını konuşulurken, uygulayıcı bürokrasiyi bunun dışında düşünemeyiz. Bu Sektörün üç önemli ayağı var, hizmete ihtiyaç duyanlar, hizmeti sunanlar, sahayı düzenleyen ve denetleyenler. Hizmete sunan ve düzenleyen /denetleyenlerin de uzmanlığı şart, dolayısı ile devamlılık şart” diyerek sona erdirmiştir.
Sabah oturumunun son konuşmacısı ise, Hizmet İşverenler Sendikası Başkanı Sayın Necmettin ŞİMŞEK idi. Özel güvenlik sektörünün dünü, bugünü, yarını ve dünyada özel güvenlik uygulamaları başlıklı konuşmasında sendikal faaliyetler penceresinden diğer ülkelerdeki uygulamalarla mukayeseli olarak sektörümüzü değerlendirdi.

Seminerin Öğleden sonraki programında, bize ayrılan süre içerisinde, derneğimizin geleneksel hale gelen ve bu güne kadar 4 kez yayımladığımız Özel Güvenlik Eğitim Sisteminin İyileştirilmesi Raporunu nun, 2014 yılı Ekim ayında yayımlanan güncel halini, aşağıdaki başlıklar altında sunduk.

1. Mesleki yetkinlikler ve standartlar
2. Eğitim Planlaması modeli ve Yetişkin eğitiminin kuralları
3. Eğiticilerin nitelikleri, eğitimin verimliliğindeki rolü ve eğitici eğitimi
4. Alan eğitimleri uygulamasının önemi ve başlangıç için öneriler.
5. Hizmet içi atış eğitimleri, atış yaptırmaya yetki verilen eğitmenler hakkındaki sorun.
6. Yenileme eğitimleri ve bilimsel yaklaşım ile nasıl olması gerekir.
7. Eğitim Kurumları Denetleme listeleri konusunda yaşanan sorunlar ve öneriler.
8. Eğitim ücretlerinin alt/üst sınırlarının belirlenmesi ve sektöre katkıları
9. Denetim Hizmetinin(tüm yetki Kamu da kalmak kaydıyla) özelleştirilmesi
Her bir başlık için uzun uzun söylenebilecek pek çok şey varken, detayları raporumuza bırakarak tahsisli zaman içerisinde sadece konuların özünü aktarmaya çalıştık.

En önemli başlığımız mesleki standartların halen oluşturulamamış olmasıdır. Bu standartlar olmadan eğitim planlamasının mümkün olamayacağını, haliyle öncelikli işimizin bu olması gerektiğini ifade ettik. Geçtiğimiz aylarda Bolu ‘da düzenlenen ÇALIŞTAY’ da bu konuda yapılanların rapor halinde Emniyet Genel Müdürlüğü’ne teslim edilmiş olduğunu öğrenmek bir ölçüde bize doğru yolda olduğumuz mesajını vermiştir. Umarız mesleki standartlar yayınlanır ve tüm eğitimler için temel başlangıç noktasını oluşturur.

Eğitimlerin planlanması konusundaki temel düşüncelerimizi paylaştıktan sonra, sektörümüzün eğitim yelpazesinin henüz eksik olduğu, alan eğitimleri, yönetici eğitimleri ve görev başı eğitimlerinin mevcut olmadığı, mevcut olan temel eğitim ile yenileme eğitimlerinin ise amaçlara hizmet etmede yetersiz kaldığı belirtilmiştir.

Eğitici niteliklerinin, eğitimin verimliliğine doğrudan katkısının altını çizdikten sonra, istenen standartlardaki eğiticiler için yapılması gereken eğitici eğitiminin bir modelini önerdik. 5188 sayılı yasanın eğitici niteliklerini tarif ederken sadece mesleki bilgi kriterlerini ortaya koymuştur, ancak bu kriterler her eğiticinin sahip olması gereken evrensel becerileri kapsamamaktadır. Bu eğitimin en kısa zamanda düzenlenmesi ve uygulamanın yaklaşık iki yıllık bir geçiş dönemi sonrasında başlatılması önerilmiştir.

Televizyonlarda ve yazılı basında karşılaştığımız istenmeyen görüntülerin, ALAN EĞİTİMLERİ olmadan önlenemeyeceği noktasından hareketle, uzun zamandır düzenlemesi beklenen alan eğitimlerinin bir an önce hayata geçirilmesi, halen geçiş kolaylığı bulunması nedeniyle pilot uygulama olarak spor güvenliği ve banka güvenliği eğitimlerinden uygulamaya başlanması önerilmiştir.

Ayrıca, ALAN EĞİTİMİ vermek üzere eğitim kurumlarına yeniden bir ruhsatlandırma çalışması yapılması ve her türlü uygulama eğitimi alt yapısının ALAN EĞİTİM ruhsatı verilecek eğitim kurumlarında aranması ile ALAN EĞİTİMİ vermek adına kurumlar ruhsatlandırılırken, sınıflarda müsaade edilen kursiyer sayılarının en çok 20 olarak sınırlandırılması da ilave önerilerimiz olarak sunulmuştur.

Hizmet içi atışlar bir eğitim tekrarıdır. Öncelikle bunun sistem içerisinde doğru yerine konulması gerekmektedir. Hal böyle olunca bu atışları yaptırabilecek eğitmenler de 5188 sayılı yasa ile tanımlanan eğitmenler olmalıdır. Ancak uygulama maalesef böyle değildir. Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde açılan atış eğitmeni sertifikasına sahip olmayanların hizmet içi atışlarda görevlendirilemeyeceğine ilişkin ek bir düzenleme mevcut olup bu sertifikaya sahip olmayanlar 5188 sayılı yasa gereğince silah eğitmeni olarak görev yapabilmelerine rağmen HİA eğitimlerinde görev alamamaktadır. Tarafımızdan bu ek düzenlemenin iptal edilmesi ya da 5188 sayılı yasa ile yetki verilen tüm silah eğitmenleri için bu sertifika programının açılması, bu suretle hak ihlalinin ortadan kaldırılması önerilmiştir.

Yenileme eğitimleri mevcut haliyle ihtiyacı karşılamaktan uzaklaşmıştır. Diğer yandan bu eğitimi alanlar halen çalışmakta olan personeldir ve bu uygulamaya devam edildiği sürece yenileme eğitimlerine devam edebilmeleri hayatın doğal akışına uygun değildir. Önerimiz; sürenin kısaltılması ve 2 güne indirilmesi, içeriğin yeniden düzenlenmesi ve İletişim becerileri ile yetki / sorumluluklar ağırlıklı bir müfredat oluşturulması, eğitim tekrarının 5 yıl yerine 2 yıl olarak değiştirilmesi, sınav şartı kaldırılarak 100% devam şartı aranması şeklindedir.

Eğitim kurumlarında, eğitim kalitesinin arttırılması ve özel güvenlik personelinin daha donanımlı ve verimli eğitim alabilmelerini sağlamak maksadıyla; uygulamalı eğitimlerin nerelerde ve hangi materyaller kullanılarak uygulanacağına ilişkin standartların oluşturulması konusundaki düzenlemelerin çok olumlu bulunduğu belirtilerek, eğitim süreçlerinin çok önemli bir unsuru olan ‘’uygulama’’ nın bu şekilde, tüm detayları ile ele alınmış olmasının eğitimin verimini arttıracağına olan inancımız ifade edilmiştir.

Ancak yetkinlikler esas alınarak bakıldığında;
a. Temel eğitim ve yenileme eğitimi içerisinde kullanım yeri bulunmayan ve maliyeti, ruhsat harcından daha fazla olan X-ray cihazı gibi cihaz/sistemlerin listeden çıkarılması ,
b. Diğer eğitim yardımcı malzemeleri için de benzer değerlendirmeler yapıldıktan sonra uygulama eğitiminde kullanılacak cihaz ve sistemlerin sayıları ile uygulamalı eğitim alanı büyüklüğünün yeniden belirlenmesi,
c. Yetkinliklerden yola çıkarak temel ve yenileme eğitimlerinde uygulamalar için gerçekçi sürelerin ayrılması ve müfredatın yeniden düzenlenmesi,
d. Profesyonel beceri gerektiren ve ağırlıklı olarak Uygulama yapılması şart olan eğitimlerin ALAN EĞİTİMİ olarak yeniden düzenlenmesi
önerilmiştir.

Eğitim ücretlendirmelerinde karşılaşılan çeşitliliğin sektörün eğitim kalitesini olumsuz etkilediği gözlemlenmektedir. Bir yandan bulundukları illerde tekel olan eğitim kurumları ve poligonlar, büyük illerdeki ücretlerin 4-5 katına kadar ücret talep ederek katılımcıları zorlamakta, diğer taraftan fiyat rekabeti yaptığını zanneden ama intihar ettiğinin farkında olmayan, ucuza mal edebilmek için kayıt dışı uygulamalar yapan eğitim kurumları da eğitimin ciddiyetini ve inandırıcılığını sabote etmektedirler. Her ne kadar serbest piyasa gerekçesiyle kamunun eğitim ücretlerine müdahalesi doğru değil ise de, sektörün selameti için bir ölçüde düzenlemelerin yapılması ve alt/üst sınırların piyasa koşullarına ve yerel gerçeklere göre yıllık olarak düzenlenmesi önerilmiştir. Bunun çok güzel örnekleri halen Sağlık Bakanlığınca ilk yardım eğitimlerinde ve Milli Eğitim Bakanlığınca sürücü kurslarında başarı ile uygulanmaktadır.

Eğitimin kalitesini sağlayabilmenin en etkili yolu piyasa koşullarına uyumlu düzenlemeler ve tavizsiz denetlemelerdir. Halihazırda özel güvenlik sektörünün her türlü yasal düzenlemesi Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yapılmakta, özel sektör uygulamayı yapmakta ve tekrar kamu bütün bu uygulamaları denetlemektedir. Bu sistem kuvvetler ayrılığı ilkesine uygun değildir. Kamu kendi düzenlemelerinin de denetimini yapmaktadır. Ne kadar yapıcı ve iyi niyetli olursa olsun kamunun denetimi her zaman cari şartların etkisi altında olacak, İhtiyaçların gerçekçi olarak ortaya konulabilmesinde ve gereken yeni düzenlemelerin hayata geçirilmesinde zaman kaybı söz konusu olacaktır.Tarafımızdan; inisiyatif her zaman kamuda olmak kaydıyla sektör denetimlerini özelleştirilmesini düşünme vaktinin geldiği belirtilerek bir özel denetim sistemi model olarak önerilmiştir.

Günün son konuşmacısı ise, Güvenlik-İş Sendikası Genel Başkanı Sayın Bolat ANKARALI idi. Özel güvenlik ve sendikalaşma konulu konuşmasında sendikal faaliyetlerin sisteme sağlayabileceği geri bildirimleri ve sektörümüze yapacağı katkıları özetledi.

Özel Sektöre açık olan bu bölümün ardından illerin özel güvenlik şubelerinin katılımıyla 2 gün daha sektör değerlendirmesi maksadıyla seminere devam edilmiştir. Bu ve bunun gibi uygulamaların artarak devam etmesinin, sektörümüzün gelişimi açısından çok yararlı olacağını değerlendiriyoruz ve emeği geçenlere bir kez daha şükranlarımızı sunuyoruz.

Cem ORÇUN TÜMGED Yönetim Kurulu Başkanı